4 Eylül 2011

E-Sağlık Uygulamaları Örnekleri

Literatürde E-sağlık uygulamalarına emsal olabilecek başarılı başka uygulamalar bulunmaktadır. Mesela Fransa Paris Curie Enstitüsü kurduğu elektronik hasta kayıt sistemi ve Promothee adlı bilgi arama motoru ile geleceğin hastanelerini biçimlendirmektedir. Bu sistem ile kanser araştırmalarına ve tedavisine hedeflenen yüksek kaliteli klinik bilgilere rahatça erişilebilmektedir. Sistemin senelik 30 milyon Euro yarar sağlayacağı düşünülmektedir. Belçika’da enformasyon ve komünikasyon teknolojisi destekli aşı database'i yardımı ile çocuklarda aşılama oranlarının %95’e ulaştığı ifade edilmektedir.  İspanya ve  İsveç arasında gerçekleştirilen anlaşmaya göre,  İsveç hastanelerinde tedavi gören hastalara ait radyoloji filmleri telekonsültasyon yöntemi ile  İspanya hastanelerindeki radyoloji uzmanları tarafından değerlendirilmektedir. İngiltere’de Direkt Online Bilgi Servisi sayesinde  İngiliz vatandaşları hayat tarzı, sağlık bakımı veya kendi kendine bakım konusunda ihtiyaç duyduğu bütün bilgileri değişik interaktif yöntemlerle (internet, telefon) rahatça sağlanabilmektedir.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde son yirmi sene içerisinde yaygın biçimde kullanılmaya başlanan ve büyük altyapı harcamaları yapılan bu sistemlere, yurdumuzda da Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özel bir önem verilmekte ve bu alanda mühim uygulamalar gerçekleştirilmektedir. 

E-Sağlık Uygulamaları

E-sağlık uygulamaları, sağlık sektöründe pek çok avantajı birlikte getirmektedir. Mesela sağlık bakım masraflarının azalması, hizmet sunumunda ve kaynak paylaşımında verimlilik, sağlık personelinin iletişimin artması, kırsal alanda oturma veya ulaşım zorlukları benzeri sebeplerle sağlık hizmetine erişimde güçlük çeken vatandaşların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi, sağlık personelinin ve vatandaşların bilgiye daha kolay erişebilmesi bu yararlardan kimileridir. Bu sistemler ile sağlık hizmeti sunan kurumlar yeni iş  fırsatları elde edebilmekte ve daha çok hastaya daha ucuza sağlık hizmeti verebilmektedir.

Doktorların uzak yerlerde olmasına rağmen hastaları ile alakalı karar verebilmekte, tedavilerini organize edebilmekte ve hatta robot teknolojileri yardımıyla ameliyat dahi yapabilmektedir. E-sağlık uygulamalarında kullanlan teknolojilerden bir kısmı ise tıbbi hataların önlenmesi aşamasında büyük avantaj sağlamaktadır.

E-Sağlık

Enformasyon ve komünikasyon tekniklerinde gerçekleşen gelişmeler bütün sektörlerde olduğu üzere sağlık alanında da büyük değişmelerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu süreç içinde sağlık hizmeti sunum  biçimleri ve verilen hizmet tipleri değişim göstermekte, klasik şekliyle doktor ve hastanın sağlık merkezinde bir araya getirilmesi şeklinde verilen hizmetlerin önemli bir kısmının artık internette verilebilmesi mümkün hale gelmektedir. Bu bağlamda teletıp, akıllı kart, e-reçete, elektronik sağlık kayıtları, e-randevu, klinik karar destek sistemleri, sağlık bilişimi ve e-sağlık benzeri yeni kavramlar ve uygulamalar meydana çıkmaktadır.  Bu kavramlardan en önemlisi ise e-sağlık ve e- randevu kavramıdır.

2 Eylül 2011

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU

Zelzele, sel benzeri tabii afetler ve harpler, cinsel veya fiziksel şiddete maruz kalma, işkence görme, kaçırılma, trafik kazaları, terörist eylemlere maruz kalma benzeri zorlayıcı ve bireyin baş etme kapasitesini aşan durumlar ruhsal bakımdan travmatik hadiselerdir. Bu sebeple, yaşandığında birey ve toplumlarda kısa veya uzun  sürebilen psikolojik sorunlara sebep olurlar. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) normal insan tecrübelerinin haricinde kalan bu tür hadiseler yaşandığı zaman gelişen ve maruz kalan hemen herkes için problem kaynağı olabilecek duygusal, zihinsel, davranışsal ve sosyal bozuklukları kapsayan bir sorundur.

TSSB tanısının konabilmesi için, kişinin gerçek bir ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma veya kendisinin ya da başkalarının fiziksel bütünlüğüne yönelik tehdit yaşamış veya bu tarz bir hadiseye tanıklık etmiş olması, bu hadiseler esnasında da yoğun korku, dehşet ve çaresizlik hisleri yaşamış olması gerekmektedir. Ayriyeten, bu  esas ölçüt yanında yeniden yaşama, olayı hatırlatan veya eşlik eden uyarılardan devamlı kaçınma, genel tepki verme seviyesinde azalma ve aşırı uyarılmışlık belirtilerinin var olup olmadığına, bu belirtilerin belirgin bir sıkıntıya veya toplumsal, mesleki ve hayatın diğer alanlarında mühim bir fonksiyon kaybına sebep olup olmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir.

Yenidoğan Bebeklerde Sarılık

Yenidoğan bebeklerde sarılık çok rastlanan bir hastalıktır.Çoğu zaman tedavi gerekmeksizin kendi kendine geriler.

Sağlığı yerinde term bebeklerin yüzde 50-70’inde sarılığa rastlanırken,bu oran preterm bebeklerde yüzde 80’lere kadar artmaktadır. Bununla birlikte yüksek bilirübin oranlarının erken tanı ve tedavisinin yapılmadığı hallerde bilirübin ensefalopatisinin (kernikterus) gelişmesi bütün çocuk doktorları endişelendirmektedir. Dünyada kernikterus rastlanan ülkeler içinde ilk sırada Amerika Birleşik Devletleri, ikinci sırada Singapur ve üçüncü sırada Türkiye’nin olması yurdumuzda yenidoğan  sarılığı ile alakalı daha çok araştırma yapılması gerektiğini göstermektedir.