24 Ağustos 2011

AŞI UYGULAMASI


1.  Aşılar belirtildikleri şekilde yapılmalıdır.
2.  BCG aşısı cilt içi yerine cilt altı uygulanırsa aşı yerinde süpürasyon ve lenfadenit riski artar.
3.  Adjuvan ihtiva eden aşılar (DBT, DT, Td, HB, HA) kas içi yerine deri altı yapılırsa; lokal irritasyon, granülom, steril apse, doku nekrozu, fibrozis oluşabilir. Bu aşılar derin kas dokusu içine uygulanmalıdır.
4.  Kas içine yapılması gereken aşılar için gluteal bölge kullanılmamalıdır.
5.  Kas içi yapılan aşılar için en uygun yerler süt çocuklarında uyluk, sonraki yaşlarda deltoid bölgeleridir.
6.  Azaltılmış veya bölünmüş aşı dozları yapılamaz.Aksi durumda tekrarı gerekir.
7.  Fazla dozda yapılan inaktif aşılar lokal-sistemik komplikasyonları artırırken, fazla doz canlı aşıların teorik riskleri vardır.
8.  Aynı anda birden çok yapılan aşılar aynı ekstremiteye 2 santimetre aralıklarla yapılabilir.
9.  Her aşının iğne ve enjektörü farklı olmalıdır.
10.  Kas içi yapılan aşılarda iğne uzunluğu süt çocuklarında 1.5-1.8 santimetre, 1-6 yaşlarda 1.8-2 santimetre,sonraki yaşlarda ise 2-2.5 santimetre olmalıdır.
11.  Kas içi uygulanan aşılarda aşı öncesi enjektöre kan gelirse iğne ucu değiştirilerek farklı bölgeye uygulama yapılır.
12.  Hafif ve orta derecedeki kanama diyatezleri aşı uygulamasında çoğu zaman problem yaratmaz. Mümkünse aşılar faktör verildikten sonra uygulanmalı, kas içi yerine cilt altı yapılmalıdır. Mesela; Hemofilus enfluenza (Hib) ve grip aşıları cilt altı yoldan yapılabilir.

Düzenli sağlık izlemi için gelen bir çocuğa aşı takvimine uygun olarak birden çok aşı aynı zamanda uygulanabilmektedir. Aşı zamanını ertelememek amacıyla çoklu aşılamada bilinmesi gerekenler aşağıda belirtilmiştir;

Canlı ve inaktif aşılar İçin;
1.  Birden çok canlı ve inaktif aşı aynı anda uygulanabilir.
2. Birden çok inaktif aşı aynı zamanda veya değişik zamanlarda yapılabilir.
3.  Birden çok canlı aşı aynı anda yapılabilir. Değişik zamanlarda uygulanacaksa aralarında en az 4 haftalık süre olmalıdır. Oral poliyo, oral tifo ve sarı humma aşıları her zaman yapılabilir. Kolera ve sarı humma aşıları aynı anda yapılmaz, en az 3 haftalık aralık bulunmalıdır.
4.  PPD ve canlı aşılar aynı anda uygulanabilir. Bilhassa kızamık aşısı sonrası yapılacaksa 4-6 hafta geçmelidir.
Kan ve kan ürünleri (immünglobulin gibi) içinde antikor bulunduğundan aşının oluşturacağı antikor yapımını engellemektedir.

Immunglobulin ve aşı uygulaması durumlarında;
1.  Aynı anda immunglobulin ve canlı aşı yapılamaz, inaktif aşılar uygulanabilir.Canlı aşıdan sonra immunglobulin minimum 2 hafta süreyle verilemez. Lakin OP, oral Ty21a tifo ve sarı humma aşıları daima uygulanabilir.
2.  İmmunglobulin sonrası kızamıkcık ve kabakulak aşıları için minimum 3 ay, suçiçeği için 5 ay, kızamık için doza bağlı olarak 5-6 ay geçmelidir.

Toplumda bağışıklama oranlarının istenen seviyede olmamasının en mühim sebeplerinden biri, çoğu zaman sağlık personelinden kaynaklanan gereksiz kaygılardır. Buna aşılamada “yanlış kontrendikasyon” adı verilir.

23 Ağustos 2011

AŞILARIN SAKLANMASI


Aşıların saklanmasında soğuk zincir şartını sağlayabilmek maksadıyla bilinmesi gereken kaideler :
1.  Canlı aşılar ısı ve ışığa karşı hassastır, dondurularak saklamak mümkündür.
2.  İnaktif aşıları dondurmak mümkün değildir.
3.  Buzdolabında maksimum bir ay yetecek kadar aşı bulundurulmalıdır.
4.  Aşı buzdolabı yalnızca bu maksat için kullanılmalı, iç ısısı termometre ile kontrol edilmelidir.
5.  Kullanım süreleri kontrol edilmelidir.

22 Ağustos 2011

AŞILAMA HATALARI


Aşılamada yapılan hataları genel olarak 4 grupta toplayabiliriz:

a.  Aşıların saklanma ve hazırlama safhasındaki hatalar;(soğuk zincir ile alakalı)
b.  Uygulamadaki hatalar; (uygulama yeri ve şekli, yanlış kontrendikasyon ve  kaçırılmış aşı şansı ile alakalı)
c.  Uygulamadan sonra yapılan hatalar; (aşı kayıtları ve gözlem ile alakalı)
d.  Yeni aşıların uygulanmasındaki hatalar,


21 Ağustos 2011

ÇEVRE SAĞLIĞI UYGULAMALARI


İçme ve kullanma suları: Sağlıklı ve temiz su, içinde hastalıklara sebep olan mikropların ve vücutta toksik etki yapacak kimyasal maddeler içermeyen sudur. İçme suyu güvenle içilebilen bir sudur ve renksiz, tatsız, tortusuz olması gerekmektedir. Kirliliğinden şüphe edilen suların, 10 dakika kaynatılması dezenfeksiyon için yeterli olmaktadır. Bu zaman, suyun kirlilik derecesine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Sular, kaynatılan kapta bekletilirse daha sağlıklı olur.

Atıklar: Günlük tüketimden artan ve atılan maddelere çöp adı verilir. Uygun biçimde toplanmaz ve biriktirilirse mikroorganizmaların üremesine sebep olur ve bunun neticesinde kimi bulaşıcı hastalıklar meydana gelebilir; kemirici ve böcek üreme alanları oluşturabilir. Yeraltı sularına ve yüzeyel sulara karışmakta olan kirleticiler, su kirliliğine sebep olabilir. Katı atıkların geçici bir zaman için toplandığı kaplar su geçirmez, paslanmaya karşı dayanıklı olmalıdır. Evsel atıklar için hacim ve ağırlıkları çöpçülere zorluk yaratmayacak biçimde olmalı ve ağırlığı tercihen 35 kiloyu geçmemelidir.Islanmış mutfak ve ev atıklarının toplandığı çöp kutuları, bilhassa yaz mevsiminde günlük olarak temizlenmelidir. Bu temizlik sıcak su, deterjan ve fırça ile uygulanmalıdır.Çöplerin, kutular içine yerleştirilen torbalarda toplanması gerek sağlık bakımından gerek de belediye işçilerinin işini basitleştirip hızlandırması açısından faydalı olacaktır. Çöpler, belediye tarafından alınış saati öğrenilerek mutlaka bu saatten kısa bir zaman önce dışarı koyulmalıdır. Lakin, tüm çöpler çöp konteynırına atılmamalıdır. Bazı çöpler yeniden kazanılabilir. Gazeteler, kağıtlar, kartonlar (kalın kağıt), açık ve koyu renk cam, renksiz cam, metal (teneke kutular ve kapaklar), plastik benzeri çöpleri ayrı torbalarda toplamak en ideal olanıdır.

Konut: Konutların, güneş ışığı alması şarttır. Konut dahilindeki havanın yenilenmesini sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Sağlıklı içme ve kullanma suyu olmalıdır. En ideali, suyun konutun içerisinde mevcut olmasıdır. Oturma, yemek yeme ve yatma yerleri farklı olmalıdır.Nem ve küflenme önlenmelidir. İçeride saklanan kuru gıdaların küflenmemesi,patates benzeri sebzelerin ise çimlenmemesi gerekir. Banyo ve tuvalet mutlaka olmalı, tuvalette sifon mevcut olmalı, buraya lavabo yerleştirilmelidir.

Hava kirliliği (açık veya kapalı mekan)-Havalandırma:  Hava kirliliği pek çok sebeple meydana gelebilir (orman, anız yangınları, motorlu taşıtlar, ısınma kaynakları gibi). Hava kirliliği solunum yolu hastalıklarının çoğalmasına, kan hücrelerinde bozukluklara, ayriyeten bina içi hava kirliliğine bağlı olarak devamlı halsizlik, yorgunluk gibi belirtilere sebep olabilir. En mühim kapalı ortam hava kirliliği nedenlerinden biri de sigaradır. Sigara içmenin bariz etkisi, akciğerlerdeki iltihabi cevabın yarattığı strüktürel ve fonskiyonel değişiklikler olarak tanımlanmaktadır. Sigara içimi vücut bağışıklık mekanizmalarını negatif etkilemektedir.

Radyasyon: İyonlaştırıcı radyasyonun (radyoaktif maddelerden yayılan) en önemli nedeni nükleer testlerdir. Bunun en mühim sağlık etkileri, bazı mutasyonlar (gen bozuklukları) ve kanser oluşumudur. İyonlaştırıcı olmayan radyasyon ise elektrik prizine bağlı olan herhangi bir aygıt açıldığı zaman içinden elektrik akımının geçmesi ve elektrik akım kaynağının kuvveti ile orantılı olarak bir manyetik alan oluşması ile oluşmaktadır. Elektrikli araçların meydana getirdiği elektromanyetik alan etkilerini azaltmak için elektrikli araçlardan minimum 60 santimetre mesafede oturulması uygun olacaktır. İyonlaştırıcı etkisi olmayan radyasyonun da sağlık üzerine mühim negatif etkileri vardır. Bazı bilim insanları, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon tiplerinin baş ağrısı, halsizlik, hafıza kaybı ve yorgunluk gibi belirtilere sebep olduğunu düşünmektedirler. Ayriyeten kimi araştırmalar, iyonlaştırıcı olmayan radyasyonun, kanser gelişimini hızlandırıcı ajan olarak etkisinin olduğunu da göstermiştir. 

ÇEVRENİN SAĞLIĞA ETKİLERİ


ÇEVRENİN SAĞLIĞA ETKİLERİ

  Hastalıklar için uygun ortam oluşturabilir (mesela sigara içilen bir  mekanda  çocuklarda solunum yolu hastalıklarına  daha çok rastlanmaktadır).

 Çevre, doğrudan hastalık sebebi olabilir (mesela sularda bulunan mikroplar su içildiği zaman hastalık meydana getirebilir).

  Çevre, bazı hastalıkların meydana gelmesini  kolaylaştırabilir (mesela nemli ve mantarların ürediği yerlerde alerjik hastalıklar daha kolay oluşabilmektedir).

  Bazı hastalıkların gidişini ve neticesini etkileyebilir (hava kirliliğinin çok olduğu kış  mevsiminde tıkayıcı  akciğer hastalıklarının semptomları daha zor iyileşebilmektedir).

Tüm çevre problemleri, her dört etkiye de sebep olabilir. Hava, su, toprak kirlenmesi doğrudan hastalık sebebi olabildiği gibi bazı hastalıkların yayılımını kolaylaştırabilir. Fizik ve biyolojik çevre doğrudan ilişkilidir.  Mesela iklim, organizmaların yaşaması  ve  çoğalmasıyla yakından alakalıdır. Jeolojik ve coğrafik vasıflar, toplumlar arasındaki münasebeti meydana getirmektedir ve hastalık faktörleri yayılımıyla da yakından alakalıdır.

İnsanlar, çevrede pozitifya veya negatif bazı etkilere sebep olabilir. İşyeri ve ortamı sağlıkla doğrudan alakalıdır. Çevre üzerinde mühim etkileri olabilir.

Sosyokültürel çevre de hastalıkla çok alakalıdır.Diğer  çevre problemlerinin  çözümünde  mühim adımlar atmış  olan gelişmiş ülkelerde dahi  önemli sosyal  çevre problemleri  olabilir. Sağlıksız şehirleşme, sosyal güvencenin kalkması, toplumsal dayanışmanın, bilhassa aile fertleri arasındaki dayanışmanın sona ermesi mühim sosyal problemlere neden olabilir.

Çevre sağlığı  pek çok meslek grubunun takım hizmeti sunmasını  gerektiren mühim bir sağlık problemidir. Pek çok sektörün işbirliği olmadan çevre sağlığı problemlerinin çözümü mümkün olmaz. Toplumun ekonomik yapısı, ekonomik kalkınma  faaliyetleri  ile alakalı  olup şehirleşme süreci ile de yakından alakalıdır.

Bunun neticesinde başlangıçta alınacak koruyucu önlemler, pahalı gibi görünse de sonradan bozulan  çevrenin düzeltilmesiyle alakalı  uğraşların maliyeti ve negatif neticeleri dikkate alındığı zaman daha ucuz bir yoldur.